Ülkemde Klasik Otomobil Bloğu Yazmak…

Geçen gün bir arkadaş bizlerin Klasik Otomobil işinden anlamadığımızdan ve, klasik otomobil işinin Türkiye’de oturmadığından falan bahsetmiş. Ben de bu konuda fikirlerimi, sizlerle paylaşmak istedim…

Klasikotom.com

Ülkemizde son yılların en yükselen trend mesleklerinden biri olan ve gençlerin idolü haline gelen, blogger ve vlogger arkadaşlar. Kısa sürede yükselişleri ve kazandıkları paralarla, gençleri okumaktan uzaklaştırarak, kısa yoldan zengin olma hülyalarına dalmalarına neden oluyorlar.

Ülkemde Blogger olmak

11 yaşındaki oğlum Haluk Cem gibi çocukları ve özellikle bu yaş gurubunu hedef alan vlogger’lar sayesinde, çocuklarımızın hep bir hayal peşinde koşma durumu söz konusu, isimlerini vermek istemediğim bu vlogger arkadaşlar, 8-15 yaş gurubu çocukları hedef alan, saçma sapan paylaşımları ile hem çocukların lisanını bozuyorlar, hem de ahlaklarını. Hiç bir faydası olmayan paylaşımlarının milyonlarca kere izlendiğini gördükçe, bu işe de, bu ülkeye de olan inancımı kaybediyorum…

Blogger olmak

Şimdi, abi sen bu adamları kıskanıyor musun? falan dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama ben çalışarak, üreterek bir şeyler yapanların, hak ettikleri yere gelmesine karşı değilim. Hatta bunu en çok ben isterim. Benim kızgınlığım bu yozlaşmaya ve bu yozlaşmanın tüm toplumu etkilemesine. Neyse biz konumuza dönelim.

Klasik Otomobil üzerine Blogger olmak

Bir satış ilanının altına yazılan yazı ile, bilgimizi ölçenlere falan lafım yoktur. Çünkü hayatta mücadele edilmesi en zor olan şey; ön yargıdır! Yaklaşık 13-14 aydır hobi amaçlı olarak başladığım Klasik Otomobil Bloğumda, bu güne kadar 190 tane blog yazısı yazdım. Bunların arasında Mercedes-Benz klasiklerinin ana modellerinin, neredeyse tamamının, geniş kapsamlı tarihçeleri mevcuttur. Bmw ve diğer Amerikan araçlarının tarihçelerini de, vakit buldukça yazmaya çalışıyorum. Türkçe olarak ulaşılamayacak bu kaynakları nasip olursa bir kitap haline getirmeyi de düşünüyorum…

Blogger olmak ne kazandırır.

Geçmişte hobi olarak başladığım bu iş, içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar sayesinde ana işim haline gelmiş oldu. Elbette bunda da bir hayır vardır. 35 yılını otomobile ve otomobil satışına vermiş biri olarak, severek yaptığım bu işten Allah’a şükürler olsun çok memnunum. Şimdi gelelim bu emeklerin karşılığının ne olduğuna…

Blogger olmak

Burada en önemli konu bu alanın pazarının ne kadar küçük olduğudur. İkinci el otomobil pazarında satışa sunulan araç sayısının 500.000 adet olduğunu düşünsek, bu adedin %1’i olan 5.000 adede ulaşmanız çok zordur. Benim tahminim en fazla 3.000 adettir. Pazarı bu kadar küçük olmasına rağmen, meraklısı büyük bir sektör olan, Klasik otomobil dünyası. Zor bir alandır.

Türkiye’de Blogger olmak

Klasik otomobil piyasası kategorisinde, fırsat buldukça sizlere bu konulardan bahsetmeye çalışacağım. Şimdi gelelim ülkemde blogger olmanın zorluklarına, bu konudaki en önemli unsur, zaten küçük olan bu kesime hitap eden ana firmaların bizim tarzımızdaki bloglara destek olmayışıdır. Bu nedenle öyle firma reklamlarından falan para kazanmak oldukça zordur. İkincisi bloggerların en büyük gelir kaynağı olan, blog yazısı yazma işidir ki, bunun için digital pazarlamanın önemini kavrayan ülkeler, bloggerların peşinde koşup yazı yazdırırlar ki, firmaları arama motorlarında üst sıralara çıksın ve satışları artsın…

Blogger olmak, ve bloğun faydaları

Bu konuda bizdeki en önemli sorun, blog mantığının anlaşılamamasıdır. Bizde bir çok kişi, blog ile web sitesini aynı zanneder. Oysa bloglar günümüzde en önemli pazarlama aracıdır. Bu konuya ayrı bir yazıda değineceğim.

Şimdi gelelim en önemli ve son gelir kaynağı olan google reklamları konusuna, arkadaşlar bizler sayfamızda görünen reklamlardan göründükleri için bir şey almıyoruz, alınan rakamda, varla yok arasında bir şey, zaten bu firma yurt dışında başka bir blog için verdiğinin, on kat altını bizlere reva görmektedir. Bizim gelirimiz sadece bu firmanın yayınladığı alanların, sizler tarafından ziyaret edilmesi ile gerçekleşiyor. Günde ortalama 1500 kişinin yazı okuduğu zaman ziyaret adedi maksimum 25 adet. Eğer yazılarımızı beğeniyorsanız, bizlerin ayakta kalabilmesine katkıda bulunmak adına, yazı aralarından ilginizi çeken bir iki yeri ziyaret ederseniz. Bu işi sürdürmemiz için gereken konuya azda olsa bir katkınız olacak.

Klasik Otomobil Bloğu yazmak

Özetleyecek olursak, bizler ayakta kalarak, Türkiye’nin tek klasik otomobil bloğunu yazmaya devam etmek istiyoruz. Çaba bizden, takdir sizden…

Türkiye’nin ilk ve tek klasik otomobil bloğu

Serdar BELLEK

Bu Bloğun yazarı Serdar BELLEK 1967 Yılında İstanbul Sarıyer'de doğdu, Mercedes Benz Bayisi Mengerler'de ve bayi teşkilatlarında yaklaşık 15 yıl boyunca 2.El Otomobil Satış Müdürlüğü yaptı. 2009 yılından 2019 yılına kadar başta Mercedes Benz ve diğer Alman otomobillerinin satışını yapan ASR MOTORS'da Genel Müdürlük yaptı. Evli ve üç çocuk babasıdır. Bu Bloğu kurmaktaki amacı yine kendisinin kurucusu olduğu ve 35.000 Üyesi bulunan Mercedes Benz 2.EL® Facebook gurubunun devamında, Mercedes Bmw ve diğer tüm klasik otomobil markalarına ve klasik olan her türlü objeye gönül vermiş kişilerin ''Doğru ve Sağlıklı Bilgilere'' ulaşmasını temin etmek, almak istedikleri araçları aldıklarında karşılaşacakları durumları kendilerine bildirmek, ve Türkiye'deki ikinci el piyasası hakkında doğru bilgilere ulaşmasını sağlamaktır.Lütfen Yorumlarınız ile bloğumuza destek olunuz...

Ülkemde Klasik Otomobil Bloğu Yazmak…” için 8 yorum

  • 20 Ocak 2019 tarihinde, saat 3:32 pm
    Permalink

    Ben yurtdışında ingiltere de olduğum için bana hep ingiliz firmalarin reklamları çıkıyor acaba döviz kuru nedeniyle merak ediyorum yine her tıklama 0.20 kr mu olur? 3-4 tiklama yapicam 🙂 Emeğine saygı…Ayrıca bana arac sürmeyi öğretirken volvo nun cam kolunun elimde kalması hiç aklimdan çıkmıyor:D
    Saygılarımla,

    Yanıtla
  • 21 Ocak 2019 tarihinde, saat 8:46 am
    Permalink

    Şu yargı ah ön yargı.
    Hepimizin bildiği bir iki söz var.
    ” SEVMEK ZORUNDA DEĞİLSİN, AMA SAYGI DUYMAK ZORUNDASIN”
    emek var,
    bilgi var,
    göz nuru var,
    kaporta, boya, yeni ve ikinci el satış var.
    Bu sözün sahibini yazmayacağım siyasete girebilir meraklısı araştırsın.
    ” HİÇ BİLEN İLE BİLMEYEN BİR OLUR MU? “

    Yanıtla
  • 21 Ocak 2019 tarihinde, saat 9:05 am
    Permalink

    Serdar bey değerli yorumlarınız ve derin mercedes benz bilginizden dolayı yazılarını merakla okuyorum. Bizleri klasik otomobil konusunda bilgilendirdiginiz için teşekkürü size borç bilirim, kaleminize ve yüreğinize sağlık.

    Yanıtla
  • 28 Ocak 2019 tarihinde, saat 10:59 am
    Permalink

    Bir gün modaları geçeceğine inanıyorum. Hepsi birer “ fast food” hayatımızda. Emek harcanılmış bir yazı, yıllar sonra da değerini korur, hatta değerini ikiye katlar. 50’li yollara ait “motor mecmuası” dergilerini hala okuyor, onları biriktiriyorsak, aynı kalitede günümüzde yazılmış tüm kaynakları da ileride çocuklarımızın okuyacağını düşünüyorum. 2000 yıl önce yaşamış Epiktetos’un şiiri gibi , 10bin yıl sonra belki çok kıymetli birer hazine olurlar tüm bu dökümanlar.

    Yanıtla
    • 28 Ocak 2019 tarihinde, saat 11:03 am
      Permalink

      Aynen Eda hanım bende aynı fikirdeyim ama unarım bunu görecek kadar uzun yaşarız 😉

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir