W110 Mercedes Benz Fintail Heckflosse Kırlangıç Kasa Tarihçesi

W110 Mercedes Benz Fintail Heckflosse Kırlangıç Kasa Tarihçesi

Mercedes Benz tarihçeleri serimize W110 Mercedes Benz Fintail ile devam edeceğiz. Bu yazımızda W110 Mercedes Benz Fintail (ingilizce), Heckflosse (Almanca adı) yada bizde bilinen ismi ile Kırlangıç Kasanın tarihçesini üretim ve dizayn serüvenini motor özelliklerini, üretim adetlerini ve ikinci el piyasalarını inceleyeceğiz…

W110 Mercedes Benz Fintail’i incelemeye başlamadan önce, 1958 yılından 1962 yılına kadar geçen sürede 441.963 adet Ponton araç üretti. W120 ve W121 kasa kodu ile üretilen Ponton yerini, 1961 yılının Haziranında lansmanı yapılan yeni W110 Mercedes Fintail’e bıraktı.

W110 Mercedes Benz Fintail’in  dizany ekibinin başındaki isim Prof. Dr. Fritz Nallinger’dir. Efsane Martı kanat SL’in tasarımcısı olan Prof. Dr. Fritz Nalinger, Bruno Sacco ve Paul Bracq‘ında hocasıdır. Tabiri yerindeyse hocaların hocasıdır. Bruno Sacco‘nun en çok etkilendiği isim olan Prof. Dr. Fritz Nallinger yıllar boyunca bir çok aracın tasarımına imza atmıştır. 

Bizim Kırlangıç kasa olarak bildiğimiz W110 Mercedes Benz Fintail ( Almanca ismi ile Heckflosse ) Heck ( Kuyruk ) Flosse ( Yüzgeç ) anlamına gelir. Bu kuyruklu tasarım aynı zamanda aracın sürücü tarafından geri park ederken köşelerinin daha iyi görünmesini sağlamaktadır. Kırlangıç kasa birinci ve ikinci seri olarak piyasaya sürüldüğünde S kasaya benzeyen kuyruk tasarımı ve eski Ponton’a benzeyen farları ile büyük ve küçük kasaların şimdilerde sıkça uygulanan birbirine tıpatıp benzeyen tasarımlarının başlangıcı niteliğindeydi. Alttaki resimde bunun örneğini görebilirsiniz; Mercedes Benz Pullman, W111 ve W110 kasa, yani Limuzin, S kasa ve E kasa…

Mercedes Benz‘in o zamanlar başlattığı bu gelenek, günümüze kadar aynı şekilde devam etmektedir.

Birinci seri W110 Mercedes Benz Fintail  üretimine başlandığı 1961 yılından 1965 yılına kadar 130.554 adet benzinli 190C (M121) motorlu araç, 225.645 adet dizel 190D (OM621) motorlu araç olmak üzere toplamda 356.199 ünite otomobil imal etti.

1965 Temmuzunda ise İkinci seri W110 Mercedes Benz  yeni 200 Benzinli 4 silindir 1897cc 80 Hp (M121), 230 Benzinli 6 silindir 2281cc 105 Hp (M180) ve 200D Dizel 1988cc 55 Hp’lik (OM621) modellerini piyasaya sürdü ve 1968 yılında üretimden kalkana kadar geçen sürede 272.083 adet ikinci seri W110 araç üretti. Birinci seri ile birlikte toplamda 628.282 adet araç üretilmiş oldu.

W110 Mercedes Benz Fintail’in birinci ve ikinci serileri arasında aslında çok belirgin fark yoktur. Ufak tefek farklar ise kısaca şöyledir; 1963 yılından itibaren farın altında sis lambası uygulamasını opsiyonel olarak alabiliyordunuz. 1965 yılından itibaren çamurluk üstündeki sinyal lambaları kalktı ve farın altına geçti. Birde şuna dikkat etmek gerekiyor mesela 200D ve 230 modelinde uygulan bir aksesuar 190, 190D de uygulanmıyordu. Mesela alttaki fotoğrafa bakınız, arka camın orada ki havalandırma 190 modellerinde yok. Yada pencere kenarlarındaki ince krom çerçeveler, kapı açma kolları gibi çok ufak farklar olabiliyordu. İkinci nesli en kolay stop lambalarının şeklinden, stopların altında ve üstünde bulunan krom çıtalardan ve dikiz aynasının yerinden ( Birinci versiyonda çamurluk üstünde, ikinci seride ön kapı üzerindedir. ) ayırabilirsiniz…

W110 Mercedes Benz Fintail‘in başarısının ardında yine diğer modeller olduğu gibi çok yönlü bir araç olması var. Düşünsenize hastaneye gittiğiniz ambulans, size ürün taşıyan panelvan, bindiğiniz taksi , kullandığınız hususi otomobil hatta evlenirken bindiğiniz limuzin hep aynı marka, sağlam güvenilir ve en önemlisi de ulaşılabilir. 

W110 Mercedes Benz Fintail Estate ( Steyşın vagon ) modeli 1965 yılında üretilmeye başladı. Toplamda  Altta özel üretim modeli olan Üniversal Modelini görüyorsunuz.

W110 Mercedes Benz Fintail’in Amerikan versiyonu Avrupa versiyonundan çok farklı değildir. Amerikan versiyonun belirgin olan farkı aracın etrafında bulunan sarı sinyal lambalarıdır.

Peki W110 Mercedes Benz Fintail‘in, namı diğer kırlangıç kasanın ülkemizdeki piyasa durumu nedir? O dönemlerin çoğu eski arabası gibi Almancı abilerimiz sayesinde tanıdığımız bu araçların diğer modellere kıyasla, yurdumuzda az oluşundan dolayı daha az rastlanmaktadır. Durum böyle olunca araçların orijinalliğinin korunmasıda güçleşmektedir.

W110 Mercedes Benz Fintail  kırlangıç kasa piyasada çok fazla olmamakla beraber olanlarda genelde öyle süper kondisyonda araçlar değiller. (Satışa konulmayan ve el altından satılanlar hariç.) Meraklıları tarafından sevilen kırlangıç kasayı aracın kondisyonuna göre 15.000 TL  ile 100.000 TL arasında bulmanız mümkündür. Allah hepinizin gönlünüze göre versin…

Lütfen yorumlar kısmından deneyimlerinizi ve fikirlerinizi bizimle paylaşınız, yazımızı beğendiyseniz alttaki buton vasıtası ile Facebookta paylaşarak bizlere destek olabilir, bloğumuza Abone olarak yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz. Sürçü lisan ettiysek affola…

Serdar BELLEK

Bu Bloğun yazarı Serdar BELLEK 1967 Yılında İstanbul Sarıyer'de doğdu, Mercedes Benz Bayisi Mengerler'de ve bayi teşkilatlarında yaklaşık 15 yıl boyunca 2.El Otomobil Satış Müdürlüğü yaptı. 2009 yılından bu yana ise Başta Mercedes Benz ve diğer Alman otomobillerinin satışını yapan ASR MOTORS'da Genel Müdürlük yapmaktadır.Evli ve üç çocuk babasıdır. Bu Bloğu kurmaktaki amacı yine kendisinin kurucusu olduğu ve 30.000 Üyesi bulunan Mercedes Benz 2.EL® ve Bmw Car & Bike Turkey ® Facebook gurublarının devamında, Mercedes Bmw ve diğer tüm klasik otomobil markalarına ve klasik olan her türlü objeye gönül vermiş kişilerin ''Doğru ve Sağlıklı Bilgilere'' ulaşmasını temin etmek, almak istedikleri araçları aldıklarında karşılaşacakları durumları kendilerine bildirmek, ve Türkiye'deki ikinci el piyasası hakkında doğru bilgilere ulaşmasını sağlamaktır.Lütfen Yorumlarınız ile bloğumuza destek olunuz...

W110 Mercedes Benz Fintail Heckflosse Kırlangıç Kasa Tarihçesi” için 8 yorum

  • 16 Ocak 2018 tarihinde, saat 4:06 pm
    Permalink

    1989 300 SEL Mercedesin en uzun süre 126 kasa olarak çıkardığı araç imiş doğrumu acaba..bu araç için bilgi verebilirmisiniz

    Yanıtla
  • 16 Ocak 2018 tarihinde, saat 6:43 pm
    Permalink

    Çok güzel bir yazı olmuş her zaman ki gibi zevkle okudum,elinize sağlık.
    Almanya’da hala aktif olarak kullanılan bir 200d taxi var,youtube’da videosu var , sahibi de arabası gibi eski ama video neden mercedes’i sevdiğimize iyi bir örnek.

    Yanıtla
  • 17 Ocak 2018 tarihinde, saat 10:28 pm
    Permalink

    Güzel ve anlaşılır yazı için teşekkürler.
    Markalara ait model sınıfları, küçük-orta-büyük olarak üç ayrı boyutta değerlendirir isek, 50 li yıllardan 70 li yıllara kadar her yıl gövde değiştiren üstelik direkli 4 kapı sedan, direksiz 4 kapı sedan, coupe, cabriolet, station wagon gövdeleri de aynı yıl üreten otomobil firmaları nerede ? teknoloji bu kadar gelişmiş iken 🙁
    Bence lüks markaların günümüzdeki gibi üçüz kardeşleri aratmayacak tasarımlardan vazgeçmeleri gerekli, düşünün E class aldınız, arkadaşınız ..,000 TL az vererek C class aldı 50 m den baktığınızda farklılıklar görünmüyor bir de eşiniz , Ahmet de mi ? aynısını aldı diye bir yorum yaptı eyvah eyvah kendinizi …,000 TL kadar aldatılmış hissettiniz .
    Oldu mu ? hiç… Üstelik bunu tüm markalar yapıyorlar artık ama vazgeçecekler bekliyorum.
    Daha bir yıl bile dolmadan,
    Ferrari elektrikli araç yapmayacağız şeklinde basın açıklaması yaparken, bu gün otomobil fuarında en iyi elektrikli aracı yaparsa Ferrari yapar diye açıklama yapıyorlar. Değişmeyen tek şey değişimdir.
    Kırlangıç kuyruk ve diğer kuyruklu araçlar o yıllarda ve öncesinde üretildiler, üstelik oldukça abartılı olarak, o yıllarda tasarımlarda uçak ve jet özentisi vardı. Cadillac da dikey Chevrolet de arkalarda yatay büyük kuyruk/kanatlar vardı. Mercedes- Benz oldukça mütevazi kuyruklar ile üretmiş olduğu bu gövde de benim en çok ilgimi çeken dikey konumlanmış hız göstergesi alışılmışın dışında çok ilginç, o yıllarda yatay ve daire yaygın olmasına rağmen. Hepsi mühendislik çalışmaları, teknik ve ustalık da unutulmamalı eleştirmek çok kolay ama saygısızlık derecesine gelmemeli. Mükemmel otomobili henüz üretmediler ama uğraşıyorlar :))) …

    Yanıtla
    • 19 Ocak 2018 tarihinde, saat 2:37 pm
      Permalink

      Aynen Hakanım değişmeyen tek şey değişimdir.Türkiye’de en fazla vergi yakıttan toplandığı için biz daha yıllarca tüp gazı koklamaya mahkumuz…

      Yanıtla
  • 6 Şubat 2018 tarihinde, saat 7:12 pm
    Permalink

    Serdar bey öncelikle iyi akşamlar . 1966 model( 200)W110 kasa Mercedes sahibi olarak yazınızı dikkatlice okudum . Yazınıza ithafen düşüncelerimi paylaşma gereği duydum . Ben sahip olduğum W110 kasa Mercedes’i restore etmek için iki seneye varan bir emek ve satın aldığım rakamın çok üzerinde bir para harcadım . (Yaklaşık Satın aldığım rakamın 3 katı) Yazınızın Türkiye’deki piyasa değerlendirmesi bölümünde sadece sahibinden.com üzerinden iyi durumda olan araçların maksimum 10.000 € edeceğini belirtmiş ve en önemlisi yazınızda belirttiğiniz bir elin parmaklarını geçmeyen bu araçların ileride de neredeyse hiç değer kazanamayacağını belirtmişsiniz . Sizce Burada yazınızın içeriğinde bir tezat oluşmuyor mu? Evet belirttiğiniz internet sitesinde orijinal durumda olmayan araçlara bu rakamların istenmesini bende doğru bulmuyorum ama iyi durumda orijinal bir W110 kasa Mercedesin Türkiye’de sayıca az olmasından ve aracın markanın tarihinde çok önemli bir yer tutmasından kaynaklı ileride oldukça kıymetli olacağı kanısındayım . Dilerseniz Alman menşeili internet sitelerine bakıp orjinalin bir W110 kasa Mercedesin ne kadar ettiğine de bakabilirsiniz . Ayrıca bu araçlar Mercedesin ürettiği en sağlam araçlardandır ve yıllık 3000,4000 tl gibi masraflar kesinlikle çıkartmamaktadır , yani sahibini gerek mekanik gerekse yakıt olarak kesinlikle üzmemektedir . Yeterki araç düzgün olsun. Serdar bey ben bu araç ile gerek Klasi̇k otomobil dernekleri ile gerekse de bireysel olarak çok uzun yol yaptım kendi aracım diye demiyorum ama bu araç hem uzun yol konforu hem yakıt tüketimi ve en önemlisi ise marka imajı ile Türkiye’de sahip olunabilecek en güzel Klasi̇k otomobillerden biri olabileceği kanısındayım . Teşekkürler .

    Yanıtla
    • 7 Şubat 2018 tarihinde, saat 3:25 pm
      Permalink

      Çağlar bey merhaba,ilk önce bu uzun yorumunuz için teşekkür ederim, bizim amacımızda araç kullanıcılarının bire bir tecrübelerini bu platformda paylaşmaktır. Sanırım biraz sitem etmişsiniz, kendimi size tam ifade edemediğimden olsa gerek… Birincisi yazılarımın tamamında söylediğim gibi, biz istisnaları konuşmuyor, geneli konuşuyoruz. Her aracın gerçekten güzel toplanan modelleri vardır ve bu araçlar her zaman diğerlerinden daha fazla değere sahip olabilir. Ben yıllar içinde edindiğim satış ve piyasa tecrübelerine göre konuşuyorum. Siz bir aracı alır ona aldığınız rakamın 3 katını harcarsanız elbette o araç yıllık bazda dediğim gibi bir masraf çıkarmaz. Ben onu 15-20.000 TL ye alınacak sözde toplanmış araçlar için söylüyorum… İkincisi Türkiye’de bu araçların genel piyasa rakamlarından bahsediyorum, siz kabul etseniz de etmeseniz de son sözü piyasa söyler,örneğin ben 40.000 TL istenen bir aracı bir sene satışta beklediğini görüyorsam, ben veya siz ne dersek diyelim piyasa fiyatları bu yönde olacaktır. Bu yüzden ” Bence ” diye başlıyorum sözüme, benim sözümde piyasanın olmazsa olmazı değildir. Ben 10.000 Euro desem sizde aynı araca 100.000 Euro deseniz ne olur? Son sözü yine o aracı nakit olarak satın alan söyler… Türkiye’de ikinci el piyasasını denetleyen bir mekanizma var mı? Hadi fiyatı geçtik , aracın orijinalliğini denetleyen bir mekanizma varmı? Adam arabaya orijinal diyor, aracın torpido konsolunu marangoza yaptırmış 🙂 Amacım sizin gibi gerçek kullanıcıların yaşadıklarını bizlerle paylaşmasını sağlamak.Elbette orijinalliğine sadık kalarak düzgün bir şekilde toplanan her araç, ilerleyen zamanda kıymetli olacaktır. Ama şunuda unutmayalım 900 adet üretilen bir modelle, 900.000 adet üretilen bir model bir olamaz. Sürçü lisan ettiysem affola…

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir