Boya Var mı ?

Boya var mı? Sorusu son yıllarda o kadar çok soruluyor ki, artık piyasanın olmazsa olmazı haline geldi. Gelin hep birlikte, ikinci el ve klasik otomobil piyasasının bu popüler sorusunun cevabını ve piyasaya etkisini hep birlikte cevaplamaya çalışalım. Bu konuya yorumlar vasıtası ile aktif olarak katılımınızı rica ediyorum. Bizler yaşadıklarımızı paylaşalım ki, bu konu ile ilgilenen kişilere yardımımız dokunsun…

Boya var mı?

Boya var mı? Orijinal mi?

Aslında bu sorunun üç ayrı cephesi var, birincisi günümüz araçlarını kapsayan ikinci el piyasası(0-10 yaş arası araçlar) , ikincisi genç klasik otomobil piyasası( 20-40 yaş arası araçlar) , üçüncüsü ise klasik otomobil piyasası( 40 yaş üstü araçlar).

İkinci el piyasası (0-10 Yaş arası) ve boya etkisi;

Son yıllarda satılık araçlara baktığınızda ilanların başlığında en çok görmek istediğimiz ibare şudur; Boyasız hatasız. Durum böyle olunca ne oluyor, arama yaparken önce aradığınız araçları listeliyorsunuz; sonuç 350 araç, sonuca etki edecek anahtar kelimeyi girerek aratıyorsunuz; sonuç 17 araç… Elbette anahtar kelimenin ne olduğunu söylemeye gerek yok. 🙂

İkinci el piyasası boya etkisi

Ben şimdi size çok uzaktan değil kendimden bir örnek vereyim, 2016 yılı başlarıydı, eşime bir Mini Cooper almak için araştırmaya başladım, sonunda istediğim özellikte bir araç buldum ama aracın iki kapısının birleştiği kısımda 10-15 cm. uzunluğunda göçük ve çizik vardı. İstediğim özelliklere sahip olduğu için,  o aracı satın aldım, halende  severek kullanıyorum fakat o çizik hala duruyor. : Peki neden? Ben kaskodan o iki kapıyı boyattığım zaman, bir kaskoda en az 1000-2000 TL Tramer kaydı çıkacak. Ve o malum Boya var mı? sorusuna verecek cevabım şu olacak evet var. Boya olunca ne olacak örneğin aracın boya kalınlığı 120 microndan 200 microna çıkacak yani 0.08 milimetre (1000 micron: 1 milimetre) daha kalınlaşmış olacak.

Sonuç ne olur araç sola doğrumu yatar? Elbette yatmaz ama 130.000 TL. edecek araca 125.000 TL vermeye kalkarlar bir. Araç alacak kişinin ilk tercihi boyasız araçtan yana olduğu için aracı daha uzun sürede satabilirim iki. En önemlisi o iki kapının neden boyandığını ispatlamanın zorluğudur üç.

İkinci el lüks araç piyasasına boya etkisi

Birde bu işin lüks araçta nasıl olduğunu ve değerin ne kadar etkileneceğini yine bire bir yaşadığım bir kaç örnek ile anlatayım;

İstanbul dışından bir Mercedes-Benz E250 CGI bir araç aldım, aracın ön kaputunda bir işlem sonucu 10 cm.lik bir ezik yüzünden değişim olmuş, dört tane vida sökülmüş yeni kaput boyanıp takılmış hasar resimleri ve servis kaydı var. Bende hepsi ispatlanabilir olduğundan aracı aldım, ara. henüz 25 bin km.de olmasına rağmen aracı tam 13 ayda satmayı başarabildim. Elbette gerçek ederinin en az %10 altında bir rakama…

Başka bir örnek vereyim, bildiğiniz gibi yasa gereği günümüz araçlarının tamponları plastikten, aldığımız bir kaç yaşındaki araçlarda tamponlardaki kozmetik çiziklerden rahatsız olup, bu parçaları boyatıyoruz. Müşterinin genel olarak ilk tepkisi şu oluyor; Yaa demek araba önden arkadan hasar görmüş!..

Uzatıyorum ama bir örnek daha vereyim, 250.000 TL. değerinde bir araca çizikten dolayı, ön çamurluğun ucuna bir karış lokal boya yaptırıyorum. ( Gerçek lokal, resim çekerek 🙂 ) Aracı satarken fiyattan önce boyasını ve neden boyandığını söylüyorum. Müşteri beni dinliyor, sonra şöyle bir yanıt veriyor; Sen bana kaza yapmamış bir araç bul…

Günümüzde müşteriler hatta kocalardan önce eşleri bile dükkana girer girmez, aracın fiyatından önce bu meşhur soruyu soruyor; Boya var mı?

Öyleyse bunun sorumlusu kim?

İkinci el piyasasına boya etkisi

Elbette yine bizleriz, ama bununda iki tarafı var ilk önce birinci tarafı ele alalım, bence bu işin buralara gelmesinin baş sorumluları Galericiler ve bu işi vergi ödemeden yapan sözde galericilerdir ki, bu da başlı başına bir yazı konusudur. Bu tarz galericiler yıllar boyu insanların araçlarını ucuza almak ve daha fazla para kazanma hırsı ile, bu işi bu merhaleye getirdiler. Orası boyalı şu kadar ucuza alırım, burası değişmiş bu kadar ucuza alırım diyerek, insanların mallarını ucuza kapatıp, pahalıya sattılar. ( Bu işi dürüstçe yapmaya çalışan meslektaşlarımı tenzih ederim.)

İkinci tarafı ise bu konuya bu kadar anlam yükleyip, boyasız araç peşine düşen, en ufak bir boya yüzünden aracı almayan müşterilerdir. Durum böyle olunca günümüzde zaten doğal olarak boyasız olması gereken araçların piyasası, boyalı araçlara göre daha yüksek rakamlara alınıp satılmaktadır.

İkinci el piyasasına boya etkisi

Bir de pert olmuş hasarlı araçları sağlam diye satan, sel hasarlı araçları sağlam diye satan, hatta 300-500 bin km.deki araçları 120 bin km.ye düşürüp satan sözde galericiler sayesinde, müşterilerin kazalı yada boyalı araçlara ve dolayısıyla satıcılarına itimadı kalmadı. Oysa ki Peygamberimiz S.A.V. ne güzel de kısa yoldan tarif etmişti, sahih hadisinde gerçek tüccarı; ” Bizi aldatan, bizden değildir.” diye…

Bu konu öyle hale geldi ki, bizler bile bu işe yıllarını vermiş kişiler olarak fazla boyası olan veya değişeni olan aracı, değil para ile almak, takasa almaya bile çekinir hale geldik. Ama şunu bilelim ki doğrusu bu şekilde olmamalı.

Yıllarca bayi teşkilatlarında çalışmış, ve halen Galericilik yapan biri olarak, bir araç pert olmadıysa, tamir edilebiliyorsa bu araç kullanılabilir. Elbette aracın fiyatı değişenine ve boyasına göre, makul ölçüde değer kaybedecektir. Başka ülkelerde böyle fanatik bir boya takıntısı yoktur…

İkinci el piyasasına boya etkisi

Şimdi birde konuya şu tarafından bakalım, siz gittiniz 70.000 TL.den fazla etmeyecek bir aracı sadece boyasız olsun diye 75.000 TL.ye satın aldınız. Akşam aracı kapını önüne bıraktınız, sabah kalkınca bir baktınız ki, aracın bir yanı baştan başa bir çöp kamyonu tarafından hem ezilmiş, hem çizilmiş… Hiç üzülmeyin sigortanız var. Aracınız tamire gitti geldi. Eskisinden daha güzel yapıldı, aç gözlü Yetkili servisler sigorta şirketinden daha fazla para kazanma uğruna aslında çekiçlenerek düzelebilecek aracın yan parçalarını bir güzel değiştirdiler. Tramer ( Sigorta kaydı) kadı şu şekilde; 1 kaza 18.678 TL. şeklinde nüfusunuza işlenmiş oldu… Şimdi size soruyorum, hani siz sadece Boyasız olsun diye o araca 5.000 TL fazla ödemiştiniz ya, şimdi siz yeni araç alacak olsanız bir yanı değişmiş 18 bin TL hasar kaydı olan aracı kaça alırsınız? Yada daha doğru soru; Alır mısınız? 

Bu soruyu ben cevaplayayım; aracınızın güncel değeri düştü 60.000 TL.ye. Ben bu örneği orta sınıf, 2016 model Renault Fluance dizel otomatik bir araç için verdim, eğer aynı şey lüks segment bir araçta başınıza gelse, masrafta zararda ikiye, hatta üçe katlanacaktır…

Eğer bizler toplum olarak bu konuyu bu kadar abartmasak, emin olun bu kadar zarar etmek söz konusu olmaz…

Genç Klasik piyasası (20-40 Yaş arası) ve boya etkisi;

Şimdi gelelim işin en eğlenceli kısmına, bu guruba giren araçlarda ilk soru yine aynı; Boya var mı?

Genç Klasik araçlarda boya etkisi

Evet yok, alın size hem boyasız hemde 10 bin km.de araba, aracın Polonya’daki satış fiyatı 65.000 Euro, yani ( Yaklaşık 500.000 TL.) Ne oldu birden sessizlik oldu galiba :). Bizler genel olarak bu araçları almaya kalktığımızda şöyle bir hayale kapılıyoruz, hem araç 27 yaşında olacak, hem km düşük olacak, hem boyasız olacak ama en önemlisi fiyatı da 30.000 TL olacak 🙂 …

Tabi ki böyle bir dünya yok. İşte bizdeki en büyük sorunda bu, adam 400.000 Km.de 17.000 TL istenen 87 model W126’ya müşteri oluyor, sonrada ilk soru şu; Boya var mı? Arkadaşım o arabanın yenisi neredeyse 2 Milyon TL. Boyasız bir araç bulduğunu var saysak 100.000 TL.den aşağı alamazsın. Sen 17 bine alacağın araçta boya var mı? diye soruyorsun. Konu ile ilgi bu yazımı okuyunuz çünkü tarafımdan yaşanmış hikayedir. Mercedes Benz W126 420SE Bir Başkadır Mercedes Sevdası.

Bu segment araçlarda son zamanlarda moda olan yeni bir şey daha var;

Tavanda boya yoktur.

Genç Klasik araçlarda boya etkisi, Tavan boyasız

Bir çoğunuzun bildiği üzere Mercedes-Benz 2.EL ® adında Facebook gurubumuz var. Bu geyik burada o kadar çok dönüyor ki bazen gülmekten kendimi alamıyorum. Araç otuz yaşında belden aşağı değişmemiş yeri boyanmamış yeri kalmamış, sözde 350 bin km.de ( Gerçekte belki 700 bin Km.de) . Ama tavanı boyasız ona göre 🙂

Genç Klasik araçlarda boya etkisi, Tavan boyasız

Arabanın önü başka arabaya ait, arkası başka arabaya, ama tavanda boya yok. Kısaca şunu söylemek istiyorum, elbette boyasız olmasının yanında gerçekten kondisyonu düzgün bir genç klasik elbette kıymetlidir. Bunun değeri elbette diğer hurdalardan farklı olacaktır. Ama aracın sadece boyasız olması yetmez km.de düşük olmalıdır, km.de tek başına yetmez bakımlı ve kondisyonu düzgün olmalıdır. En önemlisi de bunları ispatlayacak donelere sahip olmanız lazımdır. ( Servis kaydı, muayene kaydı vs.)

Genç Klasiklerde Boya etkisi, W124 500E

Mesela üstteki 1993 model W124 500E orijinal fabrika boyasında ve 67.000 km.de bir otomobil, Mercedes-Benz müzesi Almanya’da bu aracı COLLECTORS EDITION ( Koleksiyon sürümü ) statüsünde 75.450 Euro bedelle satışa sunuyor. Bizde hikayesi olan orijinal boyasında ama fiyatı 200.000 TL.lere dayanan otomobiller yok mu? Genç klasik statüsündeki bir araç, bütçeye göredir. Varsın boyalı olsun, komple boyansın bir iki parçası değişsin, yeter ki önden arkadan çok büyük hasarı olmasın, şasilerinde oynama olmasın. O araca gönül rahatlığı ile binebilirsiniz. Ben zevkime bir klasik alsam, o aracı her şeyi ile baştan sona söküp yeniden toplamak isterim, elbette bu pahalı bir uğraştır ama doğru kişilere düşerseniz ortaya çok güzel bir sonuç çıkabilir. Tabii ki yanlış kişilerin elinde aracınızın da, paranızın da rezil olacağı ihtimalini de unutmayınız…

Klasik piyasası (40 Yaş üstü) ve boya etkisi;

Bence gerçek Klasik otomobil hikayesi bu yaşlarda ve üzerindeki araçlarda başlıyor, günümüzde sadece modelinden dolayı Anadol kamyonetin bile klasik araba diye satılmaya çalışıldığını düşününce, bu kavramın üzerinde biraz daha durmak istiyorum. Bir aracın klasik otomobil olması için o aracın bir hikayesi olmalı, orijinal olmalı, restorasyon görmüş olsa bile orijinalinden farksız olmalı, iste o zaman o araç Klasik’tir. Biz ne ederi tartışmıyoruz, o aracın durumuna göre değişir. Çok güzel bir klasik aracınız olabilir ama değeri sizin tahmininizin çok çok altında olabilir, yada tam tersi…

Klasik otomobil piyasası ve boya etkisi

Mesela üstteki aracı düşünün, bu bir proje aracıdır ve sanmayın ki değeri öyle bir kaç bin Euro’larda gezinsin, bu tarz proje araçları Avrupa’da oldukça yüksek rakamlara el değiştiriyor. Ben size yine bu konunun gerçek uzmanları olan Mercedes-Benz Müzesi tarafından restore edilerek satışa sunulan bir örneği göstermek istiyorum.

Klasik otomobil piyasası ve boya etkisi

Bu 1968 model Mercedes-Benz W113 280SL Pagode araç Mercedes-Benz müzesi tarafından CONCORS EDITION kapsamında yani en üst düzeydeki statü üzerinden 259.890 Euro bedelle satışa sunuluyor, bu kapsama girebilen 2 milyon Euro’luk araçta var, 50.000 Euro’luk araçta… Bu Pagode müze tarafından Nuts and Bolts adı verilen ( Civatadan somuna ) restorasyon aşamasından geçiriliyor. Türkiye’de bunun benim gördüğüm örneği İzmir’deki Key Museum tarafından yapılmakta. Elbette bu şekilde restorasyon yapan başkaları da vardır.

Klasik otomobil piyasası ve boya etkisi

Bu restorasyonlar sadece boya kaporta olarak değil A dan Z ye kadar aracın her noktasına yapılıyor. Bakınız; Clark Gable’in 1957 Mercedes Benz 300 SL Roadster’i

başlıklı yazıma. Bir araç bu şekilde restore edilince o aracın km.si sıfırlanabiliyor. Bu tarz satılan araçlar genelde 1000 km.ye geçmez bu km.de restorasyon sonrasında yapılan km.dir.

Bu araçlar içinde gerçekten orijinal boyalısı da, nadiren görülebilir, bu da fiyatına yukarı yönde ciddi anlamda etki yapabilir… Kısaca bu tarz klasikler için arabada boya var mı? diye sorarsanız kendinize güldürebilirsiniz. Bu konu benim düşündüğümden de uzun oldu. Umarım sizleri fazla sıkmamışımdır.

Lütfen yorumlar kısmından deneyimlerinizi ve fikirlerinizi bizimle paylaşınız, yazımızı beğendiyseniz alttaki buton vasıtası ile Facebookta paylaşarak bizlere destek olabilir, bloğumuza mail yolu ile Abone olarak da yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz. Sürçü lisan ettiysek affola…

Not: Bloğumuza mobil telefonunuzdan giriyorsanız sayfanın en alt kısımdan Masaüstü Sürümü‘ne geçerek kategoriler vs gibi kısımlara ve yazılarımıza daha kolay ulaşabilirsiniz…

Serdar BELLEK

Bu Bloğun yazarı Serdar BELLEK 1967 Yılında İstanbul Sarıyer'de doğdu, Mercedes Benz Bayisi Mengerler'de ve bayi teşkilatlarında yaklaşık 15 yıl boyunca 2.El Otomobil Satış Müdürlüğü yaptı. 2009 yılından bu yana ise Başta Mercedes Benz ve diğer Alman otomobillerinin satışını yapan ASR MOTORS'da Genel Müdürlük yapmaktadır.Evli ve üç çocuk babasıdır. Bu Bloğu kurmaktaki amacı yine kendisinin kurucusu olduğu ve 30.000 Üyesi bulunan Mercedes Benz 2.EL® ve Bmw Car & Bike Turkey ® Facebook gurublarının devamında, Mercedes Bmw ve diğer tüm klasik otomobil markalarına ve klasik olan her türlü objeye gönül vermiş kişilerin ''Doğru ve Sağlıklı Bilgilere'' ulaşmasını temin etmek, almak istedikleri araçları aldıklarında karşılaşacakları durumları kendilerine bildirmek, ve Türkiye'deki ikinci el piyasası hakkında doğru bilgilere ulaşmasını sağlamaktır.Lütfen Yorumlarınız ile bloğumuza destek olunuz...

Boya Var mı ?” için 2 yorum

  • 27 Eylül 2018 tarihinde, saat 7:36 am
    Permalink

    Görsellerle ve örneklerle desteklenen bilgilendirici ve doyurucu bir yazı olmuş, emeğinize sağlık Serdar Bey.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir